Okumayı Hayatın Merkezine Koymak: Kendime Uygun Bir Okuma Sistemi

 



Kitap kurtları olarak her birimiz daha fazla okumak, daha fazla derinliğe dalmak istiyoruz; hatta bazen dinlediğimiz bir podcast'le yeni bir alana merak salıyor ve bir hevesle kitaplar alıyoruz. Ama bir süre sonra o sayfaların içinde yönümüzü kaybediyor ve kitaplıkta okunmamış eserlerin çokluğundan huzursuzluk, hatta vicdan azabı duymaya başlıyoruz. Bu nedenle okumayanın başka sorunları olduğu gibi, okur kimselerin de bambaşka sorunları ortaya çıkmış oluyor.

Aslında tam olarak "nasıl" okuyacağımızı, ideal ve hedeflerimize uygun bir planı nasıl yapacağımızı bilmiyoruz veya planlamayı yapsak da bazen o planın altında kalabiliyoruz. Bu yazı; benim kendi hayatımda deneye yanıla kurduğum, önyargılarımı kırdığım ve okuma alışkanlığını hayatımın merkezine kendimi yormadan, usul usul nasıl oturttuğumun bir disiplin dökümanıdır. Eğer sen de kitap okuyan ama arada ihmal eden, kitaplığında "okumadıkları" daha fazla olan ve aynı anda birkaç kitap okuyamayan birisi isen bu yazı senin için...




İlk Çıkış Noktam: Kendi Okuma Serüvenim

Yazdıklarımın sağlam bir zemine oturması için öncelikle kendi okuma serüvenimden bahsetmek daha yerinde olacaktır. Lise 1'in ikinci döneminde okuma alışkanlığı kazanmıştım. Fakat bir süre İslami romanlar okuduktan sonra kendimi daha çok siyasi, tarihi ve kişisel gelişim kitaplarının içinde buldum; çünkü bu tarz kitaplar benim yapıma daha çok hitap ediyordu. Bu nedenle Türk ve Dünya Klasiklerini eğitim dönemlerimde okuyamadım, çünkü aşırı derecede sıkılıyordum.

Ve bir gün Dünya Sineması dersinde, sinema akımlarının çıktığı dönemleri anlatan filmleri izleyince içimden bir ses sordu: "Ben neden o dönemleri anlamak için roman okumuyorum?" Bu soru üzerine kendime ayda bir roman okuma hedefi koydum. Fakat romanların uzun süre elimde kalması nedeniyle okuma sayımda düşüş olmakla birlikte bazı günler hiç okumamaya başladım; bazen de "yoğunum" kelimesinin ardına sığındım. Oysa ki ortada açık bir sorun vardı ve ben sorunun ya üzerini kapatıyordum ya da yanlış tanımlıyordum.

Kırılma Noktam: 2025 Yazı

Okumadan geçen günler, okunmayan kitaplar, masada biriken dergiler ve kitapların elimde uzun süre kalması... O kadar rahatsız olmaya başlamıştım ki o gün kendime yeni bir yol haritası çizmeye karar verdim. Okuyordum ama plansız; okuyordum ama hedefsiz; okuyordum ama sistemsiz. O nedenle hayatın akışı beni kolayca okumaktan alıkoyabiliyordu.

Ve bir gün kendime dedim ki: "Acaba aynı anda birkaç kitap okuyabilir miyim?" Oturdum, buna dair araştırmalar yaptım ve gerçekten kendime uygulanabilir bir SİSTEM kurdum. Ve anladım ki; okumayı hayatın merkezine koymanın sırrı, kendimize uygun bir okuma sistemi inşa etmekmiş.



Benim Okuma Sistemim: Adım Adım Yol Haritası

Eskiden bir kitap bitmeden asla diğerine geçemezdim. Bu tabumu yıkmak için üzerine gittim ve başardım; şimdi hayatımın en büyük konforu bu. İşte tecrübelerim:

1. Yıllık Hedef Koy

Kitap okurken hedef koymak, sadece "bu yıl şu kadar sayıda kitap okuyacağım" demek değildir; aslında zihnini ve zamanını yönetme şeklidir. Hedef koymak, okumak gibi kıymetli bir eylemi hayatın koşturmacasına veya tesadüflere bırakmak yerine, onu hayatının merkezine koymanı sağlar.

Eğer bugüne kadar bir hedef koymadıysan geç kalmış sayılmazsın. Bugün bir karar alarak kendine sürdürülebilir bir hedef belirle. Amacımız büyük rakamlar veya birilerine yetişmek değil; kendi dünyamızda, kendi hızımızda ve kendi yoğunluğumuzda ilerleyebileceğimiz bir sistem kurmak. Bir öğrenci, bir ebeveyn veya yoğun bir çalışan olabilirsin... Kendine altında kalmayacağın bir hedef seç. Ben bu yılki hedefimi kendi tempoma göre 60 kitap olarak belirledim. Ama asıl önemli nokta sayı değil, bir sonraki madde:

2. Okuma Amacı Belirle

Okumada amaç belirlemek seni bir alanda derinleştirir, zihinsel odaklanma sağlar ve büyük süreçleri yönetilebilir kılar. Benim 60 kitabım rastgele seçilmedi; bazı önyargılarımı kıra kıra, kendimi inşa ede ede derinleşeceğim bir liste oluşturdum. Benim bu yılki amaçlarım şunlar:

  • İslami ilimlerin kaynaklarını (tefsir, hadis vb.) okumak,

  • Düzenli Kur'an okumak ve yılda en az bir siyer kitabı bitirmek,

  • Masada bekleyen dergileri eritmek,

  • Türk ve Dünya Klasiklerine şans vererek o dönemleri anlamak,

  • Mesleğimi ilerletecek ve dilimi geliştirecek okumalar yapmak.

Sen de kendi amacını belirlemelisin. Hangi yönün eksik? Maneviyatta mı, akademide mi, ebeveynlikte mi ilerlemek istiyorsun? Bu soruların cevabını mutlaka kağıda dökün, zihninizde bırakmayın. Yazdığınızda gelen zihinsel rahatlamayı hissedeceksiniz.

3. Şimdi Planlama Zamanı (Ayda 5 Kitap Dengesi)

Yazının en pratik kısmı burası. 60 kitap başta göz korkutucu olabilir fakat bunu aylara böldüğümüzde ayda 5 kitap gayet uygulanabilir görünüyor. Zihin bir yerden sonra bunu rutin olarak kabul ediyor. Peki, ağır kaynaklar ve farklı türler arasında bu dengeyi nasıl kuruyorum? İşte günlük dakika formülüm:

  • Ağır Kaynakları Zamana Yaymak (Günde 25 Dk): Gözünüzde tuğla gibi duran kitapları zamana yayın. Örneğin geçen yıl Kütüb-i Sitte (6 cilt) okumalarını 6 aya bölmüştüm; bu yılki tefsir hedefim olan Fi Zılâl-il Kur'an’ı (16 cilt) ise 16 aya böldüm. Yani ayda 1 cilt. Ona günde sadece 25 dakika ayırarak bu hedefime rahatça ulaşıyorum.

  • Aparatif Türler (Günde 25 Dk): Roman okuyamama sorunumu aşmak için alışma sürecinde özellikle ince romanlar tercih ediyorum. Roman güzel bir aparatif oluyor ve ona da günde sadece 25 dakika veriyorum. Satır altı çizme derdim olmadığı için onları dışarıda, yolculukta rahatlıkla okuyabiliyorum.

  • Ruhun Sabitleri (Günde 20 Dk): Yıllık Kur'an okuma planım var (Bu yıl hedefim 6 kez bitirmek). Bunu haftalara ve günlere bölerek günlük yarım cüz olarak sabitledim. Gözümde küçülünce maksimum 20 dakikamı alıyor. Ama bu okumanın özel bir anı var: Sabah. Sabah Kur'an okuyamazsam gün içinde hiçbir şeye odaklanamam. O nedenle her kitap günün her anında okunmaz; bazı kitaplarınızın özel okuma zaman dilimi olmalı.

  • Dergileri Eritme Formülü (Günde 5 Dk): Dergileri bitirme gayretine girmiyorum. Her gün ruh halime göre sadece bir yazı seçiyor ve kahve içer gibi okuyorum. Geçen yıl bu yöntemle, masada birikmiş aylarca okunmayan tüm dergileri birkaç ay içinde bitirdim. Sadece 5 dakikamı alıyor ama verdiği gönül rahatlığı paha biçilemez.

  • Zihinsel Devrimler (Kişisel Gelişim): Mutlaka bir kişisel gelişim kitabı okuyorum. Onu sindire sindire, bazen dakika tutarak, bazen bölüme göre giderek okuyor ve mutlaka buna dair bir uygulama defteri tutuyorum. Hayatta aynı anda yapabildiğim birçok işin sırrı bu kitaplarda yatıyor.



Sözün Özü

Günlük okuma rutinimde Kur'an ve tefsir sabitken, diğer kitaplar haftada veya iki haftada bir değişerek aylık hedefime hizmet ediyor.

Hedef koyun, amacınızı belirleyin, türlerinizi seçin ve o türlere ya dakika ya da yazı sınırı koyun. İstikrarsızlık sorununuz varsa kendinize bir challenge (meydan okuma) sayfası oluşturabilir veya bir okur arkadaşınızla ortak plan yapabilirsiniz.

Bunlar benim yoğunluğuma ve seviyeme göre sonuç aldığım kişisel tecrübelerim. Siz de kendi durumunuza göre kendi sisteminizi kurabilirsiniz.

Peki, sizin okuma yöntemleriniz neler? Yorumlarda bizimle paylaşın, Babıali Jurnal'de birlikte çoğalalım...

Vesselam.💞




Yorumlar